Bu kampın planını 28 Mayısta Tavşanlı'ya giderken yapmıştık. Tavşanlı'dan Saray Köyüne giderken de yukarıdan nereye kamp kuracağımıza karar verdik.
Cumartesi sabah erkenden yola çıktık. Ben eveli geceden Guus Hiddink'e olan sinirimden uyuyamadım. Yolda kahvaltı molasına kadar uyudum. Kahvaltı dediğime bakmayın bir kuş sütü eksikti. Kahvaltıdan sonra uykusunu almış, karnını doyurmuş bir şöfördüm. Bir parantez açıp, Peugeot 307 SW dizel in en ideal uçurtmacı/kampçı arabası olduğunu ekliyeyim. Neyse Tavşanlı'ya vardığımızda, yoldaki kahvaltının bir kaç boy büyüğü bizi bekliyordu. Fevzi Abi hiç bir şeyi es geçmemişti. Cemal ve Hüseyin hocalarında katılımıyla önce biraz sohbet ettik ardından Hüseyin hocamızla ayrıldık. Simav'da meydana gelen depremlerden ötürü orada yaşayan aile fertleri ile ilgilenmesi gerekiyordu. Biraz alış verişin ardından kamp yapacağımız yere doğru yola çıktık. Ancak Tavşanlı'lı arkadaşlar bölgeye pek vakıf değiller belirteyim : ). Zaten sonraki bisiklet turuna bu güzergahı ekleyip, farklı yerleri de etüt edecekler.
Hedefimiz çadırlarımızı adada kurmaktı ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Adadaki otlar öyle büyümüştü ki, bazı arkadaşlar bottan yanlışlıkla suya indiler.
Hal böyle olunca geri dönüp, yarımada da kekikler üzerinde kampımızı kurduk. Gün boyu kesintisiz rüzgar vardı. Uçurtma uçurmak için çok uygun bir yer. Kamplı uçurtma festivali yapılabilir. Tek sıkıntı araçları park ettiğimiz yerden kamp kurduğumuz yerin arası biraz uzak ama yürürken gördüğünüz manzara yorgunluğunuzu alıyor. Balık, mangal, uçurtma, sohbet...vs... süpper bir kamp, süper bir hafta sonu oldu bizler için.
Yoncalı'daki önce havuz, sonrasında da hamam sefası ballı kaymaktı.