Page 2 of 5

Posted: Mon May 16, 2005 10:34 pm
by Sercin
@idle ne dersiniz hocam prototipi denedikten sonra 1-2 günümüzü bu işe ayıralım mı?

Tabiiki Melih sen ne zaman istersen...

Şimdi ripstoptan büyükçe bir parafoil dikmeyi kafaya koydum. Double skin düşünüyorum. Ve ince bir profil kullanmak istiyorum. Bildiğin veya tavsiye edebileceğin bir şeyler var mı?


Serçin...

Posted: Mon May 16, 2005 10:44 pm
by Melih
birkaç tavsiyem olabilir;

MK45 diye bir profil var, hızı yüksek ancak düşük hızda da kaldırma gücü yüksektir. Uçan kanatlarda kullanılan bir profil türü, oldukça şişmandır ama uçurtma için olmadığındna onlara nazaran çok dar bile sayılır.

foil için foilmaker için ozone ve benzeri data dosyaları var onlardakiler daha doğru olur sanırım. foiller tabiatları gereği yüksek hızlı zaten. ancak ipleri bağlama kısmı gerçekten büyük problem. deneyip yanılacak kadar çok kumaşımız olsa keşke. tafetta dan 2 metreye kadar yapmıştım, kapakçıklı birşeydi şiştikçe sertleşiyordu gövesi. Ribstop ta da yeni dönem foiller hep böyle ön tarafta5 adet valfli hava girişi kullanıyosunuz böylece içeri dolan hava stall olduğunda bile boşalmadığındna kontrolü kaybetmiyorsunuz, gövde sertleştiği için form daha kusursuz oluyor. ayrıca sudada kullanmak mümkün oluyor. tek sorun yere hızla çarparsanız gövde patlayabilir buna karşıda çok basit bir çözüm var, belirli aralıklar ile arka kaçış kenarını cırtcırtlı yapmak. Ayrıca içeri dolan tozu, suyu, kumu ve sineği boşaltmak için de birebir.

Posted: Mon May 16, 2005 10:53 pm
by Melih
foil konusunda bir ek;

Hava dinamiğindne anlayanlar bilir üst kenar alt kenardan daha kavisli olur, ancak bazı durumlarda özellikle foillerde bu durum farklı. foilin üst ön yüzeyi şişman ve arkaya doğru daralırken, birçok foilde alt kenarda arkaya doğru göbek benzeri bir kavis bulunuyor. bunun amacını şöyle anlatayım, foilin ön kısmı yukarı doğru gitmeye çalışırken, arka kısmı aşağı gitmeye çalışıyor, böylece foil aslında burnunu yukarı dikmeye çalışan bir kesit olarak çalışıyor, arka bastırırken burun çekiyor. bu sayede, normalde 4 kadar ip ile burundan kuyruğa kadr koşumlara bağlanan foil, sadece 2-3 koşum ile burundan ortaya kadar bağlanıyor, arka tarafı kendi kendine stabil kalıyor.

Flexyfoil en iyi örnek arka kısım okadar kavisli ki foil dönmek için büyük bir güç üretiyor, sonuçta uçurtmayı sadece burun kısmından bağlamak yeterli, haytta bağlamak yerine burnun içinden çıta geçirip iki ucunu kontrol iplerine bağlıyorlar , koşum bile yok. gövde hızlandıkça burun yukarı dönmeye çalışırken kuyruk kendini aşağıya basıyor, ben bir tane flexy foil diktim, inanılmaz geldi başta, ancak mühendislk yanılmıyor işte, bal gibi uçuyor. Hasan beye hediye etmiştim o da bir türlü inanıp uçurmadı, oki iyi rüzgarda çok iyi, fırtınada muhteşem.

slm

Posted: Mon May 16, 2005 11:22 pm
by led
@Melih
yapalım birtanede online Flexyfoil :D :D :D

Posted: Mon May 16, 2005 11:49 pm
by Altan
Malzeme bulunacak yerler konusunda yazdım buraya kopyalıyorum.

http://www.martiuk.org/forum/viewtopic. ... 9&start=30

...Bu boruları satanlarda daha kalın ve çeşitli profil tipinde borular var. Çerçeve, merdiven tutamakları, kapı, pencere kolları gibi şeyler yapıyorlar. Bir kısmı dış mekan reklam sistemleri yapıyor. Bu firmalardan biri ile görüştüm. Çok estetik bir şekilde boru eğip bükebiliyorlar. Mühendislerine bir buggy çizdim. Bir kaç tane üretilebileceğini söylediler. Kesin bir plan verebilirsek maliyet çıkaracaklar.

-------

Mesaja ekleme yapmayı gerekli gördüm.
Yukarıdaki borular aleminyum. Demir ya da çeliğe göre çok hafif olacaklar. Ayrıca firmanın teknik olanakları bu işe uygun olduğu için zor bölümleri becerebilirler.

Melih ne diyorsun?

Posted: Sat May 21, 2005 10:24 am
by Melih
Bitti :)

evet arkadaşlar 20 mayıs günü itibarı ile buggy bitti, çok da güzel oldu, şu an banyomda yerde yatmakta parçaların hepsi yağlı olduğu için önce hepsini yıkayıp sonra astar ve sonrada boya uygulayacağım. bu gün içerisinde perlon alıp sepetide bitirip yarın yeşilköyde olacağım. hava yağacak diyorlar umarım yağmaz da buluşabiliriz. resimleri gün içinde ekleyeceğim

@altan şöyle bir durum var, aluminyumhafif olduğu kadar da dayanıksız bir malzeme. çeliğin 1/2 1/3 ü civarında ağırlığı var ve 1/3 1/5 i civarında da dayanımı. dolayısı ile aluminyumdan yapılan buggy, hem daha ağır, hem daha pahalı hem daha zahmetli olacaktır, çünkü iyi alüminyum kaynağı yapan yer bulmak zor. Geçenlerde neslihan ile birer bisiklet aldık onunki alaşım alüminyum benimki alaşım çelik, benimki onunkinden yaklaşık %20 daha hafif. Tabi biz süper alaşımlar değil bildiğimiz paslanmaz kullanacağız. İnternette "niçin alüminyumdan kite buggy yapmamalıyız" diye döküman bile var :) ama eğer işçiliğini göze alırsan bir ara bir tane yapabilirsin. Yardım benden.

Posted: Sat May 21, 2005 1:11 pm
by Melih
Image

Arkadaşlar bunlarda resimler, resimde görülen arkadaş buggymizin torna işlerini yapan tuğrul oluyor, onuda koyayım dedim.

bu gün önce yağını silip, sonra beyaz astar üzrine mora boyayıp sonrada vernik attım. resim flaşlı olduğu için mavi çıkmış ama aslında mor. pek güzel bir renk değil ama elimdeki boya bu idi.

resimler bu linkte

http://www.gokites.com/resimler/buggy_imalat/

Posted: Sat May 21, 2005 1:12 pm
by Altan
Taşımak için hafif olması cazip görünüyordu. Yoksa fazla anlamam bu malzemelerden. Bugün rüzgar gayet iyi. Yarın da rüzgar olur büyük ihtimal. Ama yağmur pek iyi olmayacak.

Posted: Sat May 21, 2005 1:50 pm
by burn
accuweather dan baktim yarin gunduz yagmur yok gibi gosteriyor ama gun icinde inceden damliyabilir ama pazar aksam yine geliyor yagmur

Posted: Sat May 21, 2005 2:30 pm
by etobur
Tebrikler, guzel gozukuyor cok..
Melih wrote:Geçenlerde neslihan ile birer bisiklet aldık onunki alaşım alüminyum benimki alaşım çelik, benimki onunkinden yaklaşık %20 daha hafif.
Sadece bisiklet malzemeleri ile ilgili bu soyleyecegim: Ayni kalitede alacaginiz biri aluminyum, biri celik iki bisikletten aluminyum olani daha hafif olacaktir. Agirligin onemli oldugu dag bisikletlerinde (iyi birsey bakiyorsaniz) artik celik govde gormeniz neredeyse imkansiz. Aluminyum daha dayaniksiz oldugu halde tercih ediliyor. Aluminyumun dayaniksizligi esnememesinden kaynaklaniyor. Bu sertlik ayni zamanda rahatsiz bir yolculuk da yaratiyor. Fakat dag bisikletlerinde gelen soklar cok buyuk, ve cogu suspansiyonlar tarafindan emiliyor, ve rahatsizlik ve dayaniksizlik onemli faktorler olmaktan cikiyor. Yol bisikletlerinde ise durum biraz daha farkli. Yine aluminyum bisikletler daha hafif, fakat burada sertligi onem kazaniyor. Cunku uzun sure sele uzerinde sabit pozisyonda kullanilan yol bisikletlerinde yoldaki en ufak taslar ve kumlar bile binene ulasiyor, ve 2-3 saat sonra rahatsizlik yaratmaya basliyor. Celik daha iyi emiyor bu ufak soklari. Hatta aluminyum bisikletler bu soklari emmekte yardimci olsun diye karbon on ve arka teker catallari, ve karbon sele borulari kullaniyorlar.. Butun bunlar kazandiklari birkac yuz gram icin, ve yol bisikletlerinde sprint'ler disinda pek bir anlami yok bu agirlik farkinin.. Bu sebeplerden izlediginiz yarislarda celik govde gormeniz zor. Capi buyuk aluminyum alasim, karbon, ya da titanyum govdeler gordukleriniz. Tabii bir de aluminyum bisikletler daha guzel gozukuyor.. :)

Buggy'de ise celik kullanmak mantikli geliyor. Cunku dag bisikletlerindeki gibi buyuk soklara maruz kaliyorlar, fakat onlari emecek suspansiyonlari yok. Bu esneme hem rahatlik hem de dayaniklilik saglayacaktir.

Toros

Posted: Sat May 21, 2005 2:42 pm
by burn
yanliz soyle bir sey var inislerde kullanilan downhill bisikleri onden 16 cm. arkadan 6 cm. amortisor e sahipler ama buna ragmen bilmem inis yarisi seyrettiniz mi ama inanilmaz zor kosullara tabi kaliyorlar ama onlarinda buyuk bir bolumu alüminyum. Bence alüminyum olabilir ama 7005 diil 60 serisi alüminyum kullanilmali kullanilicaksa

Posted: Sat May 21, 2005 3:18 pm
by Melih
Alüminyum ve çelik konusunda bende bişeyler yazayım madem. Süper alaşımlar sözkonusu olduğunda tabii ki alüminyum kazanır, sertlik şok emme sebebi ile değil ama bu bahsettiğiniz özellikler alaşımlarda çok rahat ayarlanabiliyor, şöyle söyleyeyim sadece yayları çelik duralüminyum bir pompalı tüfek kullandım, gerçekten şok edici çünkü namlu et kalınlığı çelik ile aynı ama ağırlığı 1/3 ü kadar. ancak şöyle birşey daha var light steel diye geçen çelikler var havacılıkta kullanılıyorlar, uçakların frameleri için, bunlar 0.1mm ye kadar et kalınlığı ile inanılmaz yüklere dayanabiliyor. Dağ bisikletlerindeki sorun esneklik değil , bu çeliklerin işlemesinin bir bisiklet üreticisi için gerçekten imkansız oluşu. alüminyum işi yapanlar bilir, özel formlarda üretilmeleri ve böylece çok havalı görünmeleri ve kuvvet yönünde formlarda inşa edilmeleri daha kolay üstelik çok ince ve sert çeliklere göre işçilikleri bebek oyuncağı. Eğer 0.2 mm lik silindirik çeliği kaynattıktan sonra matkap ile delmeye kalkarsanız matkap ucunun yok olduğunu görebilirsiniz. delmek için önce tavlayıp tüm kristal yapıyı bozmak zorundasınız. yani hem imalatı zor hem de form verilmesi nerede ise imkansız.

benim bisikletim ile neslininki dağ bisikleti, onunki benimkinin hemen hemen 2 katı fiyata, acaip şekilli parçaları var, benimki lightsteel malzemeden yapılma, vurduğunuzda cam kırılması gibi bir ses geliyor metalden ve zar kalınlığında ama her şey yuvarlak hiç havalı değil :))


Alüminyum ve Çelik karşılaştırması yapınca tabiiki çelik kazanacaktır çünkü bizim bu malzemeleri alaşım olarak bulma şansımız düşük. paslanmaz çeliğin dayanıklı ve karizmatik görünümüne karşı, alüminyumun tuzlu su korozyonu sonucu beyaz levhalar halinde dökülme sorunu var(alaşımla çözülebilyor gerçi) . Bir yeri kırıldığında alalade bir kaynakcının tamir edebileceğini bilmek de tabiki güven verici olackatır.

Buggy de Alüminyum çok temiz bir malzeme kabul etmek lazım işlerken çok rahat ama alüminyum bir yatağa güvenip tekerlek takmak beni korkutur. paslanmaz en iyi çözüm sanırım.

tabi titanyum ve daha iyisi karbon kevlar var ama bunlar bizi çok fena aşar.

Posted: Sat May 21, 2005 4:14 pm
by etobur
Melih wrote: Dağ bisikletlerindeki sorun esneklik değil , bu çeliklerin işlemesinin bir bisiklet üreticisi için gerçekten imkansız oluşu.
Ben esnekligin degil agirligin sorun oldugunu soylemek istemistim celik kullaniminda..

Melih wrote:benim bisikletim ile neslininki dağ bisikleti, onunki benimkinin hemen hemen 2 katı fiyata, acaip şekilli parçaları var, benimki lightsteel malzemeden yapılma, vurduğunuzda cam kırılması gibi bir ses geliyor metalden ve zar kalınlığında ama her şey yuvarlak hiç havalı değil :))
Ilginc o zaman.. Peki govde disinda da butun ozellikler ayni mi? Suspansiyon, disk fren vb. her iki bisiklette de olan ya da olmayan seyler mi? Merak ettim bisikletleri, mumkunse modellerini ogrenebilir miyim??
Burn wrote:yanliz soyle bir sey var inislerde kullanilan downhill bisikleri onden 16 cm. arkadan 6 cm. amortisor e sahipler ama buna ragmen bilmem inis yarisi seyrettiniz mi ama inanilmaz zor kosullara tabi kaliyorlar ama onlarinda buyuk bir bolumu alüminyum.
Downhill'lerde sanki agirlik bir faktor degilmis gibi geliyor. Saglamlik daha on planda.. Ve Melih'in de dedigi gibi aluminyum daha kolay sekillendirilip gerekli yerlerde saglamlik kazandirilabiliyor. Benim bahsettigim agirligin onemli oldugu durum cikislarda.. Iki sene oncesine kadar celik govdeli bir bisikletle cikiyordum, simdi ise aluminyum govde kullaniyorum.. Agirlik farki inanilmaz. Cok karsilastirilamazlar kalite bakimindan, ama demek istedigim aradaki 1-2 kg'lik fark cikisin sonuna kadar birikiyor, ve fazlasiyla farkediyor.

Posted: Sat May 21, 2005 4:35 pm
by Melih
@etobur bisikletlerde öyle ahım şahım değil, bianchi nin bu seneki standart modelleri, neslininkini bilmiyorum ama benimki "tropy" klasik amortisör falan yok. neslinin artı 1 dişlisi daha var 21 vites yani. Bende ağırlığı kastetmiştim zaten, hondanın cadde motorlarının ucuba şekilli aluminyum yapısına karşılık ducatti nin kemik konstrüksüyonu benzeri çelik yapısını düşün, ducatti daha hafif ve daha sağlam olacaktır ama seri üretim değil, ustanın biri deli gibi emek harcıyor o konstrüksüyonu yapmak için, bisiklette ise imkansız bişey, hem de gereksiz, aluminyum tabii ki çok iyi bir tercih.

Posted: Sat May 21, 2005 5:15 pm
by etobur
Motor hic bilmem, ama demek istedigini anliyorum. Bisiklette ise aluminyum hep hafifligi yuzunden celige karsi tercih ediliyor. Celigin (duz borular halinde olsa bile) bir cok avantaji olmasina ragmen (daha dayanikli, daha rahat, daha esnek..), ve hatta daha ucuz olmasina da karsin, aradaki birkac yuz gram icin aluminyum, karbon, titanyum gibi maddelere donuyorlar. Bunlardan aluminyum en hesapli fakat en kirilgan ve rahatsiz olani. Karbon da cok saglam degil, fakat cok daha rahat ve cok hafif. Neredeyse butun yaris bisikletleri simdilerde karbon govdeli. Titanyum hem saglam, hem rahat, fakat en pahalisi aralarinda sanirim ve karbon kadar da hafif degil. Celik yeni alasimlar sayesinde agirlik olarak aluminyum'a giderek yaklasiyor. Bianchi'nin Hi-Ten, baska markalarin Cro-Mo gibi yeni cikarttigi celik alasimlari var. Ama hala aluminyum kadar hafif olamiyor. Ya da belki de dedigin gibi, aluminyum kadar hafif yapabiliyorlardir, ama o masrafa gelene kadar karbon veya titanyum gibi malzemeler de kullanabiliyorlardir. Ama simdiki bisikletlerde, genelde durum soyle: hafif/rahatsiz - aluminyum, az hafif/rahat - celik.. Ve celik bisikletler senin de gordugun gibi daha ucuz oluyorlar. Tabii hala sizin bisikletler arasindaki agirlik ve fiyat farkina bir anlam verebilmis degilim. :)

Neyse, artik tezime geri doneyim ben, siz de bol bol resim cekin buggy ile de burdan bakip kiskanayim biraz.

Toros