Re: Ocak 2011 Hindistan
Posted: Tue Jan 18, 2011 8:50 am
Altan ,
Bu sene gerçekten farklı oldu. Hindistan Hükümeti , Turizm ofisten 3 ayrı yerde uçurtma uçurulmasını istemiş. Ahmedabad dışındaki gittiğimiz bu iki yerde turizmi geliştirmek istiyorlar sanırım.
Dhordo Tuz Çölü muhteşem bir yer. Pakistan sınırında 250 kilometrekare bembeyaz bir alan. Rüzgarı çok uygun.
Bu seneki en göze çarpan konu çok yoğun ve yorucu bir program hazırlamışlar. Bir ara grup isyan etme noktasına kadar geldi.
Hikayeye ben biraz başlayayım sonra devamı gelir.
Cumaretsi günü Atatürk Hava Limanından kalkacak uçakta bir saat gecikme olunca Dubai'deki uçağa yetişememe sorunu oldu. Zaten Emirates bizi bir sonraki uçuşa almış. Bir sonraki uçuş için neredeyse 4-5 saat Dubai'de havaaalnında beklemek zorunda kaldık. Bir elektronik tutkunu olan Erhan Bey için bu biraz sevindirici bir gecikme oldu. Neyse ertesi sabah Ahmedabad'ta olduk. Havaalanında bizi Harry isimli neşeli bir hintli bekliyordu. Sonra birlikte otele gittik. Biraz el yüz yıkama sonrası hemen şehri dolaşmaya başladık.
Uçurtma pazarına gittik. Bol bol fotoğraf video vb sonrası diğer uçurtmacılara katılmak için nehir kenarına gittik. Nehre vardığımızda havada epeyce uçurtma vardı. Tanıdıkları selamladık. Tanımadıklarımızla tanışmaya çalıştık. Bir-iki saat sonra toparlanıp hep birlikte otobüslerle otele döndük.
Bu sene tüm uçurtmacılar aynı otelde kaldı. Otel fena değildi ama geçen seneki otelle karşılaştırıldığında yemekler vb açısından zayıftı.
Yemek yemek yine sorun oldu. Neredeyse tüm seyahat boyunca getirdiğimiz yemekleri yedik. Diğer ülkelerden gelenlerin hepsi bayıla bayıla hint yemeklerini yerken bir odaya gidip getirdiğimiz ( Fevzi ve Erhan'ın özemle seçtiği ) yemekleri bir güzel yedik.
İkinci gün sabah erkenden nehir kenarına gittik ve uçurmaya başladık. Bu sene büyük şişme uçurtmalar çoktu. Biz de ayılardan birini götürmüştük ama açmadık.
İkinci günün en ilginç olayı bir uzakta bir yerden uçurulan bir fighter'ın bizim uçurtmaların tepesinden pikeler yaparak teker teker kıyım yapması oldu. Ben de o sırada Heksebeest uçuruyordum. Fighterı önce görmedim. SOnra havadan ipi kesilmiş rokakular, flowformlar görmeye başladım. Birden biri yanıma koşa koşa geldi ve fighterı gösterdi. Fighter bana doğru pikeler yaparken ben de sahanın uzak köşesine doğru koşarak ipime yaklaşmasını engellemeye çalıştım. Allahtan ipi birçak santim ile kurtardım ancak fighter ipi bu kez kuyruğa değdi ve dolandı. İndirdiğimde kuyruktaki şaşırtıcı kesikleri gördüm. Biraz daha kalsa heksebeestin kuyruğunu kesecekmiş. Bir ipin kuyruktaki kesikleri yapabilmesine inanmak zor. Sonra herkes uçurtmalarını indirdi. Polis anonsları vb sonrasında tekrar ama bu kez biraz tırsmış bir vaziyette ve gözleirimiz havada fighter arayarak uçurmaya devam ettik.
Bu sene gerçekten farklı oldu. Hindistan Hükümeti , Turizm ofisten 3 ayrı yerde uçurtma uçurulmasını istemiş. Ahmedabad dışındaki gittiğimiz bu iki yerde turizmi geliştirmek istiyorlar sanırım.
Dhordo Tuz Çölü muhteşem bir yer. Pakistan sınırında 250 kilometrekare bembeyaz bir alan. Rüzgarı çok uygun.
Bu seneki en göze çarpan konu çok yoğun ve yorucu bir program hazırlamışlar. Bir ara grup isyan etme noktasına kadar geldi.
Hikayeye ben biraz başlayayım sonra devamı gelir.
Cumaretsi günü Atatürk Hava Limanından kalkacak uçakta bir saat gecikme olunca Dubai'deki uçağa yetişememe sorunu oldu. Zaten Emirates bizi bir sonraki uçuşa almış. Bir sonraki uçuş için neredeyse 4-5 saat Dubai'de havaaalnında beklemek zorunda kaldık. Bir elektronik tutkunu olan Erhan Bey için bu biraz sevindirici bir gecikme oldu. Neyse ertesi sabah Ahmedabad'ta olduk. Havaalanında bizi Harry isimli neşeli bir hintli bekliyordu. Sonra birlikte otele gittik. Biraz el yüz yıkama sonrası hemen şehri dolaşmaya başladık.
Uçurtma pazarına gittik. Bol bol fotoğraf video vb sonrası diğer uçurtmacılara katılmak için nehir kenarına gittik. Nehre vardığımızda havada epeyce uçurtma vardı. Tanıdıkları selamladık. Tanımadıklarımızla tanışmaya çalıştık. Bir-iki saat sonra toparlanıp hep birlikte otobüslerle otele döndük.
Bu sene tüm uçurtmacılar aynı otelde kaldı. Otel fena değildi ama geçen seneki otelle karşılaştırıldığında yemekler vb açısından zayıftı.
Yemek yemek yine sorun oldu. Neredeyse tüm seyahat boyunca getirdiğimiz yemekleri yedik. Diğer ülkelerden gelenlerin hepsi bayıla bayıla hint yemeklerini yerken bir odaya gidip getirdiğimiz ( Fevzi ve Erhan'ın özemle seçtiği ) yemekleri bir güzel yedik.
İkinci gün sabah erkenden nehir kenarına gittik ve uçurmaya başladık. Bu sene büyük şişme uçurtmalar çoktu. Biz de ayılardan birini götürmüştük ama açmadık.
İkinci günün en ilginç olayı bir uzakta bir yerden uçurulan bir fighter'ın bizim uçurtmaların tepesinden pikeler yaparak teker teker kıyım yapması oldu. Ben de o sırada Heksebeest uçuruyordum. Fighterı önce görmedim. SOnra havadan ipi kesilmiş rokakular, flowformlar görmeye başladım. Birden biri yanıma koşa koşa geldi ve fighterı gösterdi. Fighter bana doğru pikeler yaparken ben de sahanın uzak köşesine doğru koşarak ipime yaklaşmasını engellemeye çalıştım. Allahtan ipi birçak santim ile kurtardım ancak fighter ipi bu kez kuyruğa değdi ve dolandı. İndirdiğimde kuyruktaki şaşırtıcı kesikleri gördüm. Biraz daha kalsa heksebeestin kuyruğunu kesecekmiş. Bir ipin kuyruktaki kesikleri yapabilmesine inanmak zor. Sonra herkes uçurtmalarını indirdi. Polis anonsları vb sonrasında tekrar ama bu kez biraz tırsmış bir vaziyette ve gözleirimiz havada fighter arayarak uçurmaya devam ettik.

