Page 4 of 4

Posted: Thu Mar 16, 2006 11:10 am
by Melih
Pek katılımsız bir gösteriydi, liman kahvesindeki tüm dia gösterilerine katılan 2 kişi ve web sitemizden bizi bulup, "caddebostanda beraber uçurtma festivali düzenleyelim" fikri ile gelen 2 arkadaşı saymazsak, ön saflarda kimse yoktu bizden başka :) Mekanın arka kısmından göz ucu ile izleyen bir kitle varsa da, soru cevap veya "aa" gibi bir nida duymadık kendileriden.

Benim sunumum pek kısa sürdü zira "bunlar biz, bunlar da uçurtmalar" dedikten sonra "hımm peki malzemesi ne vs gibi türlü soru sorulur cevap verilir diye düşünürken herhangi bir soru gelmedi :shock:

Allahtan Erol beyin Prism DVD si, Erhan Beyin Video ve fotoğraf koleksiyonu vardı da onlar üzerinden Erolun anlatımı ile 2 ipliler konuusnda ben de birşeyler öğrenmiş oldum. Daha sonra Emin Bey'in Hindistan fotoğrafları bizi büyüledi, Emin beyin eşi sağ olsun okadar güzel anlattı ki oradaki atmosferi, kendimizi oralarda hissettik.

Oldu da bitti maşallah, daha fazla katılımcı bir dahaki sefere inşallah :roll:

Posted: Thu Mar 16, 2006 11:54 pm
by Halit
Eh bir dahaki sefere daha çok katılım olur umarım.

Bu ülkede hiç bir şey şaşırtmıyor artık. Çok az insanın futbol ve tv dışında bir takıntısı olduğunu görüyorum. Zaten onlara da garip gözüyle bakılıyor. Yaptıklarınızı , verdiğiniz emeği çabayı anlayabilen ve bunun için sizi takdir edebilen insan sayısı yok denecek kadar az. Sizinle ilgilenen insanlar o anki ihtiyaçları için ilgileniyorlar. İhtiyaç karşılanınca sizinle ilişkileri bitiyor. Her sene bir yerlerden festival düzenlemek ile ilgili yoğun talepler geliyor. Vaktinizi ayırıp herbirine bir sürü bilgi aktarıyorsunuz . Festivalin ertesinde daha bir tanesi bile çektiği 3-5 resimi gönderme zahmetine katlanmıyor. Festival de zaten bir daha yapılamıyor.

Kulübü kuralı her akşam oturup cevapladığım mail sayısı herhalde binlercedir ancak sonuçta çoğu sabun köpüğü gibi.

Yani birilerine bir şeyleri anlatma çabası hep boşa gidiyor ve hayal kırıklığı yaratıyor. Onun için çok çaba sarfetmeye değmiyor diye düşünmeye başladım. En son etkinlikte onlarca parçayı çizip biçip dikip yaptığım siyah beyaz sekizgen uçurtmaya bakıpta o uçurtmada sadece beşiktaşın renklerini gören izleyici de sağolsun böyle düşünmeme çok yardımcı oldu.

Zaten sizi bulmak isteyen bu işi yapmak isteyen buluyor ve yapıyor. Kütahya grubu bunun en güzel örneği.

Posted: Fri Mar 17, 2006 9:19 am
by Melih
Halit Bey, yazınızı tebessümle okudum. Sonuna kadar da haklısınız, sanırım bunun ana sebebi yaşam standartlarının düşük olması. Kastettiğim gelir düzeyi değil "yaşam standardı", bizde zengin adam mercedes alır, haftasonları sahilde mangal yapar, maç seyreder. Fakir adam zar zor geçinir haftasonları sahilde mangal yapar, maç seyreder. Biri de hayatını güzelleştirmek için birşey yapmaz. Kültürümüzde yok kendini geliştirmek, hayatı güzelleştirmek.

İrfan Sayar'ın (ZihniSinir in yaratıcısı) güzel bir sözü var "Bizim kültürümüzde sözlü tatmin die birşey var, birşeyi söyleyince yapmış kadar iyi hissediyoruz" demişti bir seferinde. Sizin sekizgeni görüp "ne olacak ben de yaparım" diyen adam artık yapmış kadar özgür ve mutlu hissediyor kendisini, ondan sonra da sadece renklerini (beşiktaş) sorun ediyor kendine. Nasıl yapıldığı kimin umrunda değil mi?, tek lafla yapıyor zaten o uçurtmadan bir tane :)

Posted: Fri Mar 17, 2006 9:46 am
by erol
Halit beyin sözlerine katılmamak mümkün değil, katıldığımız festivallerden birinde uçurduğum uçurtmanın fiyatını soran bir meraklıya (birhayli ilgili ve hevesli görünen) fiyatını söylediğimde "o kadar param olsa cep telefonuna veririm" dediğini hatırlıyorum. Kaldıki gökyüzüne yolladığımız uçurtmaların çok az bir kısmı para verilip satın alınıyor. Image
Etkinliğe katılımın az olması bence herkesin beklediği bir durumdu, kendi adıma bizbize konuşur eğleniriz diye düşünmüştüm, nitekimde böyle oldu ama bu faydalı olmadığı anlamınada gelmiyor bence, fotoğraf ve video konusunda eksiklerimizi farkettik, uçurtma alanı dışında biraraya geldik ve uçurtmadan bahsettik. Erhan ve Emin beylerin uçurtmaları mekanı güzelleştirdi, özelliklede yukarı çıkan merdivenlerin üzerinden sarkan uçurtmalar bence çok anlamlıydı :) (Üst katta havaya asılı bir sandalın altına bağlanmış uçurmalar... Görülmeye değerdi doğrusu)


Image
Image
Dipnot : Melih kardeşimede bali koklarkenki keş görselimi prezentasyonda kullanıp, birde üzerine ekranda 5 dakika bıraktığı için teşekkürlerimi yolluyorum (Hoş 3d'yi uçururkenki çok havalı bir fotoğrafımda 5 dakika ekranda kaldı ama sanırım bu bana yapılan bir "denge ipi" muamelesiydi, bu sayede sallantımı azaltabildim :D:D

Posted: Fri Mar 17, 2006 11:09 am
by Ziya
Her şeye rağmen, uçurtma hobisi ile ilgili her etkinlik güzeldir diye düşünüyorum. Emeği geçenlere teşekkürler...

Posted: Fri Mar 17, 2006 11:48 am
by M. Rafet ÖZALP
Söylediklerinize katılmamak mümkün değil.
Halit beyin yazdıkları üzerine bir kaç söz de ben yazayım der iken son cümlede düşündüklerimin hepsi uçtu gitti.
Ziya beyin mesajıyla kendimi toparladım.
Bildiğiniz gibi benim hobilerimden birisi model uçaktır. Bunun yaygınlaşması için gençlere bilgimi ve tecrübemi aktarmaya çalıştım durdum. Öğrencilerimin yaş ortalamasının küçük olması nedeniyle ve onların ilgi, merak, sabır, elbecerisi gibi faktörleri düşünüp uçurtmayı ön plana çıkarmak istedim. İşte o dönemde Martı Uçurtma Kulübü ile tanıştım. Forum yoktu. Halit beye elektronik mesajlarla ulaşmağa çalıştım. Sağolsun benimle ilgilendi. Bir süre yazışamadık ama boş durmuyordum. Şimdi arkamda uçurtma meraklıları yürüyorum. Bu kalabalığın bir gün koşmaya başlayacağına inanıyorum.
Ben uçurtma hobisini sizlerle geliştirdim. Ne öğrendimse Martı Uçurtma Kulübü sayesinde oldu. Tek başıma sırf kendim için bir etkinlik yapmak istediğimde hiç yalnız kalmadım. Etrafımda bir sürü meraklı toplandı. Onlarda bunu hobi edindi. Yetti mi?
Hayır. İşte bu hobiye gönül verenler beni en zor günümde yalnız bırakmadılar. Uçurtmaların ipleriyle hayata bağladılar, uçurtmalarla yaşama yükselttiler.
Bugün kim bana u dese hemen uçurtma anlayıp ona koşuyorum.
Her hafta 100 Km yi bunun için kat etmiyor muyum?
Arkadaşlar;
Boşa gittiğini zannettiğimiz emeklerin asla öyle olmadığını bir gün mutlaka göreceksiniz. Onun için devam, devam diyorum.
Onca boşa gittiğini düşünmeğe başladığımız emeğin bir gün bir başka RAFET için yaşam klavuzu, hayat ufku olmayacağını kim söyleyebilir?
Kim ne derse desin ben sizleri tanımaktan mutluyum, gururluyum.
İyi ki varsın MARTI UÇURTMA KULÜBÜ.

Posted: Fri Mar 17, 2006 12:20 pm
by Altan
Mekan güzelmiş. Fotoğraflar için teşekkürler.

Ben etkinliğin boşa geçtiğini düşünmüyorum. Çünkü 2 gün önce bir mesaj aldım. Etkinliğin duyurularını görmüşler. İfsak üyeleri bir gün bizimle buluşup fotoğraf çekmek istiyorlar. Demek duyurular birilerine mesaj ulaştırmış. Emin olun onu görüp gelmek isteyen ama gelemeyenler olmuştur. En azından bir tanıtım olmuş. İfsak üyeleri gelip fotoğraf çekerler, onların fotoğraflarını gören başkaları uçurtma konusunda bilgilenir. Bu süreçte mutlaka bir iki kişi etkilenecek ve hayatını biraz daha zenginleştirecek bir uğraşa geçici bile olsa belki ilgi gösterecektir. Uçurtma hobisinde biz büyük kitlelerin ilgisinden bir şey kazanacak değiliz. Ama bu keyfi kaçıranlara üzülüyoruz.

Posted: Fri Mar 17, 2006 12:36 pm
by Melih
Arkadaşlar, katılanların hepsi aynı fikirdemidir bilmem ama benim adıma bu buluşmanın büyük bir faydası da, alanda uçurtma uçurma heyecanından bilgi paylaşımının az olduğunu farketmem oldu. Erol'u bir yılı aşkındır tanıyorum ve forumda 2 iplilerden hep bahsediyor ama ilk defa bu etkinlikte birşeyler öğrenme fırsatım oldu kendisinden. Emin beyden hindistan görüntülerini almıştım ama Emin Beyin Eşinin fotoğraflar gösterilirken anlatımı ile adeta oraya gitmiş gibi oldum.

Gelenler hatırlayacaktır, 2005 in son etkinliğindne sonra gittiğimiz cafe de de çok hoş bir atmosfer olmuştu. Sanırım alan dışında da arasıra buluşmak çok faydalı olabilir, gerçi forum gibi kalıcı bir bilgi ortaya çıkmıyor, akılda kalanlar dışında ama kulübün gelişimi için de beraber neler yapabileceğimizi konuşacak fırsatlar yaratsak sanırım herkes için iyi olacak. Her üyenin kendi mesleği sayesinde kulübe katabileceği o kadar çok şey var ki. Kulübümüzde, modelciler,elektronikciler,mühendisler,grafikerler yani ne ararsa var, değerlendirmek lazım :)

Posted: Fri Mar 17, 2006 12:43 pm
by M. Rafet ÖZALP
@ Melih;
Sözlerine katılıyorum, önerini destekliyorum. En kısa zamanda bunu uygulayalım derim.
Kabul edenler lütfen işaret buyursunlar.

Posted: Fri Mar 17, 2006 8:36 pm
by Fevzi
Zaten sizi bulmak isteyen bu işi yapmak isteyen buluyor ve yapıyor. Kütahya grubu bunun en güzel örneği.
Ben demiryolcuyum, geçenlerde birisi bana: 'Çocuklar gelse sizin trenleri kullansa olurmu? Siz niye çocuklara ait olan uçurtmaları uçuruyorsunuz? Bırakın onlar uçursun. ' dedi.
Ama ben aldırmadım çalışmalara devam ediyorum. Tavşanlı daki festivale geçen sene 600-700 kişi katılmıştı (Tabi hepsi yarışmacı değil) Bu sene 1000 kişiye ulaşacağını şimdiden garanti veriyorum.

Posted: Fri Mar 17, 2006 11:10 pm
by emin
Arkadaşlar,

Bence de bu toplantı boşa geçmedi. Zira uçurtmanın ancak çocuklara ait bir oyun olduğunu zanneden bir toplumda yaşadığımıza göre yapacağamız her aktivitede bir iki kişi kazanmak dahi bu milletin gelişimine yararlıdır. Zaman zaman bu gibi aktivitelerde de biraraya gelmeye devam edelim derim.

Emin

Posted: Wed Mar 22, 2006 9:46 am
by M. Rafet ÖZALP
İşte bu kadar. Ben uçurtmayı yaygınlaştırmak, uçurtmalarla gökyüzünü şenlendirmek için kollarımı sıvadım. Ne yaptım?
Altımda Düldül, bagajında uçurtmalarım. Aile efradını alıp, insanların göreceği uygun yerlerde onları uçurtmaya başladım. Herkesin eline birer uçurtma veriyorum ve uçurmaya başlıyorum.
Bizlerde sadece forumda değil, açık veya kapalı mekanlarda bir araya gelelim.
Bakın Pendik, Moymul Çayırı buluşmaları ne kadar güzel oldu.
Ha gayrettttttttttttttttt.