"Kutu(Box)-Fener- Uçurtma/lar" Nedir Nasıl Keşfedildi Ve..?
Posted: Sat Sep 11, 2010 8:55 pm
Merhabalar, uçurtmalar ile çok küçük yaşta tanışmış ancak universite yıllarıdan öncesinde uçurtma yapmaya fırsat bulamamış ancak daha sonrasın da uçurtmacılığa Kutu(Box)-Fener- Uçurtma ile başlamış ve sadece bu alanda ilerlemiş biri olarak siz uçurtma severler için uzun araştırmalar sonuncunda bu makaleyi derlemeye -toparlamaya- çalıştım.
Hazırlamış olduğum bu makalenin okurken sizlere buyuk keyif vereceğini ve faydalı olacağını düşünüyorum.
Umarım beğenirsiniz...
"Kutu(Box)-Fener- Uçurtma/lar" Nedir Nasıl Keşfedildi Ve Hangi Amaçlar İçin Kullanıldılar?
Dört yüzlü yani "Kutu(Box)-Fener- Uçurtmalar"ın yapılması uçurtmacılığa yeni başlayanlara zor gelsede esasında yapımı çok pratik ve zevkli olan bir uçurtma türüdür. "Kutu(Box)-Fener- Uçurtmalar" bir çok ülke ve kıta da geceleri belli noktaları aydınlatmak için kullanıldıkları için "Fener Uçurtma" ismini de almışlardır.
"Kutu(Box)-Fener- Uçurtma" lar tek düzlem uçurtmalara nazaran orta ölçekli ruzgarlarada daha iyi uçabilmektedirler ve tahta çubuklardan yapılan kutu biçimindeki iskeleti sayesinde diğer uçurtmalara oranla daha sağlamdırlar.
"Kutu(Box)-Fener- Uçurtmalar" diğer tek yuzlu ucurtmalra nazaran daha iyi uçtukları gibi çeşitli zor manevraları yapmaya daha uygun bir yapıdadırlar.
"Kutu(Box)-Fener- Uçurtmalar" dan türetilen özel uçurtma türleri (Compound Cody, Allister Box, Biplan RL, Cody liefde,
Cody mit vb) bir insanı rahatlıkla havalandırabilecek yapıya sahiptirler ve bu tip büyük(özel) uçurtmalar hala yelken uçuşu sporunda kullanılmaktadırlar.
Tam kesin olmasa da "Kutu(Box)-Fener- Uçurtma" yı ilk olarak 1893 yılında "Avustralyalı - Lawrence Hargrave" keşfetmiştir.
Lawrence Hargrave ilk kutu uçurtma uçuş denemesini 15 Şubat 1893 tarihinde gerçekleştirmiştir. Bilimsel maksatlı bir uçurtma tasarlamak isteyen Lawrence Hargrave, ağırlığa ve dirence sebep olan kuyruğun çıkarılmasıyla klasik bir uçurtmanın daha çok yükselebileceğini düşünmüştür.O zamana kadar geçerli olan uçurtmayla ilgili görüşlere ters olmasına rağmen "Kutu(Box)-Fener- Uçurtma" nın daha çok yükselebilmesi şu şekilde açıklanabilir;
Yan düzlemler uçurtmayı rüzgarda tutabilen kanat görevi yapmaktadır. Aynı alana sahip hücrelerden arkadaki, dümen vazifesi görür ve ön hücreye nazaran üçte bir oranında uçurtmanın daha çok yükselmesine sebep olur. Bunun gerçekleşebilmesi, iki hücre arasında, havanın rahatça dışarı çıkabilmesine izin verebilecek ölçüde, uzaklık bulunmasına bağlıdır. İlk kutu şeklindeki uçurtma 1893 yılında Avustralya’da Lawrence Hargrave tarafından yapılmıştır ve bu uçurtmanın kaldırma kuvvetinin tek düzlemli uçurtmalara göre daha iyi olduğu görülmüştür(1).
"Kutu(Box)-Fener- Uçurtma" lar ile ilgili olarak başka bir çalışmada da, 1893 yılında Hargrave'in kutulardan oluşan tren şeklindeki uçurtması ile yeterli kaldırma kuvvetini elde etmiş ve bu sayede insanın ayağını yerden kesmeyi başarmıştır. Hatta bu çalışmaya kyardımcı olan deneklerin(insnaların) yerden 5 metre kadar yükselebilmesini sağlamıştır. Böylelikle Wright kardeşler rüzgâr performansını test ederek ve kutu uçurtmadan da esinlenerek ilk uçaklarını tasarlamışlardır.
Alexander Grahambell aşırı büyük üç boyutlu kutu uçurtmaları kullanarak insan taşımayı başarmıştır ama bu çalışmalarını sadece deney istasyonunun yanındaki nehri kıyıdan kıyıya geçmek amaçlı kullanmıştır. Grahambell kutu uçurtmadan esinlenerek ilk hidrofil botu yaratırken, Wright kardeşlerin uçak dizaynı çalışmaları 1. Dünya savaşı sonuna kadar devam etmiştir.
"Kutu(Box)-Fener- Uçurtma" lardan, savaş sırasında askeri amaçlı gözlem yapmak için yararlanılmıştır.
Ayrıca 2. Dünya Savaşı sırasında, pilot kurtarma operasyonlarında radyo vericileri kullanabilmek için "Kutu(Box)-Fener- Uçurtmalar" dan yararlanılmıştır.
"Kutu(Box)-Fener- Uçurtmalar", Osmanlı döneminde Türkiye'de de yaygın bir uçurtma türü idi. Özellikle Elektiriğin olmadığı dönemlerede içine pelür(pirinç hamurundan) kağıtlardan yapılan fenerler konularak geceleri uçurulduğu için Fener Uçurtma adını almışlardır.
Yukarıdaki açıklamalarda oldugu gibi uçurtmalar ile ilgili bilimsel çalışmalara ilişkin daha bir çok örnek verilebilir.
Ancak gelişen teknolojiler sayesinde uçurtma kendini bu tür bilimsel(deneysel) çalışmalardan kurtarmış ve sadece eğlence aracı olarak günümüze kadar ulaşmıştır.
Öyleki uçurtma uçurmak doğu ülkelerinde çok yaygındır. Çin'de, dokuzuncu ayın dokuzuncu günü "Yükseklere Uçma" bayramıdır. Bu bayramda çocukların yanı sıra, yetişkinler de uçurtma uçururlar. İnsana, kuşa, kelebeğe, ejderhaya, balığa ve yılana benzeyen uçurtmaların yanı sıra, kötü ruhları korkutup kaçırmak için müzikli uçurtmalar da kullanılır. Bu uçurtmalarda ya üzerinde delikler bulunan ve rüzgarda flüt sesine benzer sesler çıkaran düdükler vardır ya da uçurtma üstündeki bir yayın üzerine gerilmiş olan ipler titreşerek bir yaylı çalgı gibi sesler çıkarır.
Japonya'da ve Doğu Asya'nın birçok ülkesinde yapılan uçurtma savaşı heyecan verici bir spordur. Burada amaç rakip uçurtmanın ipini koparmaktır. Bunun için uçurtma ipinin üst bölümüne yapışkan sürülüp sonra cam kırıklarına batırılarak ipin üzerinde kesici yüzeyler oluşturulur. Her uçurtmacı, rakip uçurtmanın ipine değebilmesi için uçurtmasının aşağı doğru süzülmesine çalışır. Rakip uçurtmanın ipine tam değdiği anda uçurtmasının ipini hızla çekerek öbür uçurtmanın ipini keser. İpi kesilen uçurtma yere düşer ve kim kaparsa onun olur.
KAYNAK
1-)(The Century Illustrated Monthly Magazine, 1897)
Hazırlamış olduğum bu makalenin okurken sizlere buyuk keyif vereceğini ve faydalı olacağını düşünüyorum.
Umarım beğenirsiniz...
"Kutu(Box)-Fener- Uçurtma/lar" Nedir Nasıl Keşfedildi Ve Hangi Amaçlar İçin Kullanıldılar?
Dört yüzlü yani "Kutu(Box)-Fener- Uçurtmalar"ın yapılması uçurtmacılığa yeni başlayanlara zor gelsede esasında yapımı çok pratik ve zevkli olan bir uçurtma türüdür. "Kutu(Box)-Fener- Uçurtmalar" bir çok ülke ve kıta da geceleri belli noktaları aydınlatmak için kullanıldıkları için "Fener Uçurtma" ismini de almışlardır.
"Kutu(Box)-Fener- Uçurtma" lar tek düzlem uçurtmalara nazaran orta ölçekli ruzgarlarada daha iyi uçabilmektedirler ve tahta çubuklardan yapılan kutu biçimindeki iskeleti sayesinde diğer uçurtmalara oranla daha sağlamdırlar.
"Kutu(Box)-Fener- Uçurtmalar" diğer tek yuzlu ucurtmalra nazaran daha iyi uçtukları gibi çeşitli zor manevraları yapmaya daha uygun bir yapıdadırlar.
"Kutu(Box)-Fener- Uçurtmalar" dan türetilen özel uçurtma türleri (Compound Cody, Allister Box, Biplan RL, Cody liefde,
Cody mit vb) bir insanı rahatlıkla havalandırabilecek yapıya sahiptirler ve bu tip büyük(özel) uçurtmalar hala yelken uçuşu sporunda kullanılmaktadırlar.
Tam kesin olmasa da "Kutu(Box)-Fener- Uçurtma" yı ilk olarak 1893 yılında "Avustralyalı - Lawrence Hargrave" keşfetmiştir.
Lawrence Hargrave ilk kutu uçurtma uçuş denemesini 15 Şubat 1893 tarihinde gerçekleştirmiştir. Bilimsel maksatlı bir uçurtma tasarlamak isteyen Lawrence Hargrave, ağırlığa ve dirence sebep olan kuyruğun çıkarılmasıyla klasik bir uçurtmanın daha çok yükselebileceğini düşünmüştür.O zamana kadar geçerli olan uçurtmayla ilgili görüşlere ters olmasına rağmen "Kutu(Box)-Fener- Uçurtma" nın daha çok yükselebilmesi şu şekilde açıklanabilir;
Yan düzlemler uçurtmayı rüzgarda tutabilen kanat görevi yapmaktadır. Aynı alana sahip hücrelerden arkadaki, dümen vazifesi görür ve ön hücreye nazaran üçte bir oranında uçurtmanın daha çok yükselmesine sebep olur. Bunun gerçekleşebilmesi, iki hücre arasında, havanın rahatça dışarı çıkabilmesine izin verebilecek ölçüde, uzaklık bulunmasına bağlıdır. İlk kutu şeklindeki uçurtma 1893 yılında Avustralya’da Lawrence Hargrave tarafından yapılmıştır ve bu uçurtmanın kaldırma kuvvetinin tek düzlemli uçurtmalara göre daha iyi olduğu görülmüştür(1).
"Kutu(Box)-Fener- Uçurtma" lar ile ilgili olarak başka bir çalışmada da, 1893 yılında Hargrave'in kutulardan oluşan tren şeklindeki uçurtması ile yeterli kaldırma kuvvetini elde etmiş ve bu sayede insanın ayağını yerden kesmeyi başarmıştır. Hatta bu çalışmaya kyardımcı olan deneklerin(insnaların) yerden 5 metre kadar yükselebilmesini sağlamıştır. Böylelikle Wright kardeşler rüzgâr performansını test ederek ve kutu uçurtmadan da esinlenerek ilk uçaklarını tasarlamışlardır.
Alexander Grahambell aşırı büyük üç boyutlu kutu uçurtmaları kullanarak insan taşımayı başarmıştır ama bu çalışmalarını sadece deney istasyonunun yanındaki nehri kıyıdan kıyıya geçmek amaçlı kullanmıştır. Grahambell kutu uçurtmadan esinlenerek ilk hidrofil botu yaratırken, Wright kardeşlerin uçak dizaynı çalışmaları 1. Dünya savaşı sonuna kadar devam etmiştir.
"Kutu(Box)-Fener- Uçurtma" lardan, savaş sırasında askeri amaçlı gözlem yapmak için yararlanılmıştır.
Ayrıca 2. Dünya Savaşı sırasında, pilot kurtarma operasyonlarında radyo vericileri kullanabilmek için "Kutu(Box)-Fener- Uçurtmalar" dan yararlanılmıştır.
"Kutu(Box)-Fener- Uçurtmalar", Osmanlı döneminde Türkiye'de de yaygın bir uçurtma türü idi. Özellikle Elektiriğin olmadığı dönemlerede içine pelür(pirinç hamurundan) kağıtlardan yapılan fenerler konularak geceleri uçurulduğu için Fener Uçurtma adını almışlardır.
Yukarıdaki açıklamalarda oldugu gibi uçurtmalar ile ilgili bilimsel çalışmalara ilişkin daha bir çok örnek verilebilir.
Ancak gelişen teknolojiler sayesinde uçurtma kendini bu tür bilimsel(deneysel) çalışmalardan kurtarmış ve sadece eğlence aracı olarak günümüze kadar ulaşmıştır.
Öyleki uçurtma uçurmak doğu ülkelerinde çok yaygındır. Çin'de, dokuzuncu ayın dokuzuncu günü "Yükseklere Uçma" bayramıdır. Bu bayramda çocukların yanı sıra, yetişkinler de uçurtma uçururlar. İnsana, kuşa, kelebeğe, ejderhaya, balığa ve yılana benzeyen uçurtmaların yanı sıra, kötü ruhları korkutup kaçırmak için müzikli uçurtmalar da kullanılır. Bu uçurtmalarda ya üzerinde delikler bulunan ve rüzgarda flüt sesine benzer sesler çıkaran düdükler vardır ya da uçurtma üstündeki bir yayın üzerine gerilmiş olan ipler titreşerek bir yaylı çalgı gibi sesler çıkarır.
Japonya'da ve Doğu Asya'nın birçok ülkesinde yapılan uçurtma savaşı heyecan verici bir spordur. Burada amaç rakip uçurtmanın ipini koparmaktır. Bunun için uçurtma ipinin üst bölümüne yapışkan sürülüp sonra cam kırıklarına batırılarak ipin üzerinde kesici yüzeyler oluşturulur. Her uçurtmacı, rakip uçurtmanın ipine değebilmesi için uçurtmasının aşağı doğru süzülmesine çalışır. Rakip uçurtmanın ipine tam değdiği anda uçurtmasının ipini hızla çekerek öbür uçurtmanın ipini keser. İpi kesilen uçurtma yere düşer ve kim kaparsa onun olur.
KAYNAK
1-)(The Century Illustrated Monthly Magazine, 1897)